Romatolojik Hastalıkların Tanısında Kullanılan Laboratuvar Testleri

 

Romatizmal hastalıkların büyük bir çoğunluğu sistemik bulgularla seyreder. Sistemik romatizmal hastalıkların teşhis ve tedavisinin yönlendirilmesinde klinik bulgular esastır. Ancak pek çok laboratuvar testleri klinik bulgularla birleştirilerek teşhis ve tedavinin planlanmasında sıklıkla kullanılabilir.

Tam Kan Sayımı

Tam kan sayımı ile inflamatuar romatizmal hastalıklar hakkında çok önemli bilgiler elde edilebilir. Romatoid artritli hastalarda sistemik hastalığın başlamasından 1-2 ay sonrasında kronik hastalık anemisi gelişir ve anemi, hastalığın seyri ve akut faz cevabı ile paralellik gösterir. Otoimmün romatizmal hastalıklarda, kronik hastalık anemisinin yanısıra, uzun süreli nonsteroid antiinflamatuar ilaçların kullanımına bağlı gastrointestinal sistemden kronik kan kaybı sonucu gelişen demir yetmezliği anemisi ile megaloblastik anemiler ve immün hemolitik anemiler ortaya çıkabilir.

Rutin kan tetkikleri sırasında nötrofil sayılarında tespit edilebilecek değişiklikler içinde;

Nötrofili :

• Steroid tedavisi

• İnfeksiyon

 • Hastalık aktivasyonu : RA, JIA, Gut vb

 • Vaskülit : PAN, Dev hücreli arterit, Wegener Granülomatozusu

Nötropeni:

• Hastalığı modifiye eden ilaçların kullanımı

 • Aktif romatizmal hastalıklar: SLE

• Felty sendromuna bağlı olarak görülebilir.

Eozinofili, ilaç reaksiyonlarında, ciddi romatoid artrit vakalarında, sarkoidozda, vaskülitlerde, eozinofilik fasiitisde ve eozinofilik miyalji sendromlarında tespit edilebilir. Trombosit sayılarındaki değişiklikler de bazı hastalıkların teşhisinde önemli olabilir.

Trombositopeni :

• Otoimmün trombositopeni: SLE, nadiren dermatomiyozit ve sistemik skleroz’da.

• İlaçlara bağlı trombositopeni

• Felty sendromu

Trombositoz : Sistemik nekrotizan vaskülitlerin önemli laboratuvar bulgularından birisidir. Bunun yanısıra romatoid artritli hastalarda özellikle pulmoner tutulumu, periferik nötropenisi ve vasküliti bulunan vakalarda trombositoz sıklıkla rastlanır. Romatoid artritli hastalarda hastalık aktivitesi ile trombosit sayısı arasında paralellik bulunduğunu gösteren çalışmalar vardır.

Akut Faz Proteinleri: Akut faz proteinleri, enflamasyon, enfeksiyon, doku nekrozu gibi fiziksel, kimyasal veya mikrobiyolojik bir akut uyarı sonucunda karaciğer ve retiküloendotelyal sistemde sentezi yapılıp serumdaki düzeyleri değişik oranlarda artış gösteren bir kısım proteinlerdir.

1.C-reaktif protein (CRP): Normalde serumda çok düşük seviyelerde bulunan ancak akut faz cevabını takiben serum düzeyleri 1000 misli kadar artış gösteren bir akut faz proteinidir.Akut faz uyarıyı takiben 6-10 saat içinde plazmada artmaya başlar ve 48 saatte bu maksimuma çıkar. Romatizmal hastalıkların takibinde CRP düzeylerinin tayin edilmesinin üstünlükleri vardır.

2.Eritrosit sedimantasyon hızı (ESH) : enflamasyonun değerlendirilmesinde kullanılan bir metottur. Klinikte genellikle inflamatuar ve noninflamatuar olayların ayrımının yapılmasında ve hastalık aktivitesini ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde yararlıdır.

Otoantikorlar:

1.Romatoid Faktör (RF) : RF romatoid artritli vakaların çoğunluğunda önemli bir kısmında bulunur. Romatoid vaskülitli hastalarda, kriyoglobulinemi ve Sjögren sendromunda bu tip RF bulunur. Hiperviskosite sendromları ve romatoid vaskülit vakalarında tedaviye yanıtın değerlendirilmesi açısından RF tayinleri önemlidir.

2. Anti Nükleer Antikorlar (ANA): nükleus içindeki DNA, RNA, sentromer, nükleus kılıfı ve diğer nükleoproteinlere karşı gelişen antikorların saptanması romatizmal hastalıkların tanı ve takibine büyük oranda katkıda bulunmuştur.

Antinötrofil Sitoplazmik Antikorlar (ANCA) : ANCA mikroskopik PAN, polianjiitis overlap sendromunda, Churg-Strauss sendromunda ve primer nekrotizan veya kresentik glomerülonefritlerde de bulunabilir.