KOLON KANSERİNDE LABORATUVAR TETKİKLERİ

Sindirim sistemi, tükettiğimiz tüm gıdaları bir süreçten geçirir ve vücudumuzda kullanmak üzere enerji ve besin öğelerine çevirmeye yardımcı olur. Kolon ve rektum, sindirim sisteminin birer parçasıdır. Kalın bağırsak, ince bağırsaktan sonra gelen organlardır ve ortalama 1,5 m uzunluğundadır. Çeşitli tabakalardan oluşan duvarlara sahiptir. Bağırsak kanserleri en içteki tabakada, bağırsak zarında  başlar. Eğer tedavi edilmezse onun altındaki kas tabalarına ve daha sonrada bağırsak duvarına doğru büyür. Bağırsak kanserlerinin çoğunun gelişimi 5-10 yıl sürmektedir. Çoğunlukla polip ya da adenoma olarak adlandırılan bağırsak duvarındaki küçük bir gelişim olarak başlar.  Hücre sayısı çoğaldıkça kolon etrafına ve zamanla çevre organlara yayılır. Bu nedenle kolon kanseri tedavisinde başarıyı getiren en önemli kriter ise erken teşhistir. Kanser erken evrede saptandığında hastalıktan tamamen kurtulmak mümkün olabilmektedir.

Kolon Kanseri Belirtileri

En sık görülen kolon kanseri belirtileri sürekli ishal ve kabızlık, anüsten ve dışkıdan kan gelmesi, dışkıda yumurta akı görünümlü salgıdır. Kanserin ilerlediği ve bağırsağı tıkadığı durumlarda ise karında şişlik ve ağrı oluşmaktadır. Ayrıca bağırsak içindeki kanamaya bağlı olarak, sebebi bilinmeyen ve tekrarlayan kansızlık görülebilir. Bu tür şikayetlerin varlığında veya ailenizde kolon kanseri öyküsü bulunuyorsa doktora başvurulması, erken tanı için önemlidir.

Kolon Kanseri tanısı

Dışkıda gizli kan incelenmesi. Son derece basit bir testtir, hastanın özel kartlar üzerine alacağı küçük miktarda dışkı örnekleri laboratuvarda incelenir. Tam kan sayımı ve kanser belirteçleri tanıya yardımcı olan testlerdir. Tümör belirteçleri yani tümör markerları kanserli hastaların dokularında, idrar yada kanlarında veya diğer vücut sıvılarında, sağlıklı insanlara göre daha fazla bulunan moleküllerdir. Bu testler kanserin erken teşhisinde, tedavinin planlanmasında, tedaviye cevabın değerlendirilmesinde kullanılır. Sağlıklı kişilerde tarama amaçlı kullanılır. Tümör markerlarının seviyesinin artması kansere işaret etmekle beraber tek başına tanı koymada yeterli değildir.

Karsinoembriyojenik antijen (CEA); Kolon, rektum, karaciğer, pankreas, akciğer, meme, prostat, mide ve over kanserlerinde CEA seviyesi yüksek bulunabilmektedir. CA 19-9 ise bütün gastrointestinal sistem kanserlerinde yüksek düzeyde saptanabilir. Kesin tanı için endoskopik tetkikler gereklidir ve işlem sırasında alınan parçanın patolojik olarak incelenmesi gerekmektedir.